x

Anacapa Adası Yüzmesi

CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINDA ÜLKEMİZE KAZANDIRILAN İLK "KALİFORNİYA ÜÇ'LÜ TAÇ'ININ ÜÇÜNCÜ AYAĞI "ANACAPA"

 

NASIL BAŞLADIK...;

 

2022 yılı Temmuz sonunda Tahoe Gölü hedeflerimi tamamlayınca, sanal ortamda Kaliforniya Üçlü Taç'ını kazanan yabancı bir yüzücüye ait haberi okudum. Catalina Boğazı, Tahoe Gölü ve Anacapa’yı yüzünce bu ünvan elde ediliyordu. Yani benim açımdan bu ünvanı almak için sadece Anacapa'yı yüzmek yeterli olacaktı.

Hemen ilgili federasyon ile yazışmaya başladım. '2022 Eylül'de yüzebilir miyim?' diye sordum. Onlar da kaptanlarla konuşmamı söylediler. Kaptanlarla yazıştığımda 2022 için yüzmek planları yaparken 2023 için dahi yerlerinin olmadığı gerçeğiyle karşılaştım. Ancak en son gelen bir haberle, kaptan Zach ve Brent'ten 2023 Eylül ayında yüzebileceğim mesajı geldi.

Ayrıca kanocu bulmam gerekiyordu. Sanal alemden tanıdığım güzel insan Dan Simonelli (Bu yıl 'International Marathon Swimming Hall of Fame'den onur koçu unvanına layık görüldü) ile temasa geçtim. Ondan da onay alınca son anda kaydımı yaptırdım.

 

Kayıt işlemi bittikten sonra, Furkan Serbest Hoca ile parkuru incelemeye başladık. Parkur Anacapa adasından Oxnard ana karaya 20 km'lik bir yüzme mesafesine sahipti ve mesafe kısa olmasına rağmen ada ile anakara arasındaki yoğun akıntılar sebebiyle zor bir parkurdu. Akıntıların devamlı değişken olması nedeniyle yüzme mesafesi 30 km'ye kadar uzayabiliyordu. Bu bilgiler ışığında Furkan Hocam antrenmanlarımı koordine etti. Bu yıl, kısa yüzme antrenmanlarımı İstanbul'da havuzda, uzun yüzme ve soğuk su antrenmanlarımı Datça'da yaptım.

 

Sevgili arkadaşlarım Ali Gülyüz ve eşi Birsen Aygül Gülyüz de ABD'ye gelip teknede bana destek olacaklarını söyleyince güzel bir ekibi kurmuş olduk.

 

SEYAHAT VE GEÇİŞ ÖNCESİ SÜREÇ;

 

Hazırlıklarımı tamamladıktan sonra 2 Eylül’de 15 saat süren bir yolculukla Amerika’ya gittim. Ancak, uçaktaki süreçte bakteriyel bir enfeksiyon neticesi yüksek ateşle indim. Ateş düşürücüler, antibiyotikler ve vitaminlerle 2 gün içinde toparlanıp antrenmanlara devam ettim. Antrenmanlarda vücudumun bağışıklığı düştüğü için, 17 derece civarında olan deniz suyu sıcaklığı bana sanki 12 derece gibi geliyordu. Bu arada antrenman sonunda kıyıya çıkarken gelen büyük dalgalar, gün farkıyla, benim ve Gürkan arkadaşımın bone ve gözlüklerimizi aldı. -)) 

 

GEÇİŞ GÜNÜ:

 

Geçiş gününün 8 Eylül'de olacağı, organizasyon tarafından teyit edilince, 7 Eylül günü, Gürkan ve Aygül ile bütün hazırlıklarımızı yapıp, 8 Eylül sabaha karşı saat 03.00'te limana gittik. Limanda hakemimiz Peter Hayden, kanocumuz Dan Simonelli, kaptanımız Brent Eriksen, kaptan yardımcımız Liam Hadrys ile buluştuk. Teknemiz Raptora yerleştikten sonra brifing verildi. Geçiş kayalık bir yer olduğu için adaya doğru yüzüp elimi adaya değdirince başlayacaktı. Bölge kayalık olduğu için çok yavaş ve dikkatli yüzmemi, elimi değdireceğim yerin keskin olabileceğini ve bu nedenle elimi yavaşça değdirmem gerektiğini söylediler. Ayrıca adaya yaklaştıkça okyanus ormanlarının olacağını, bu ormanların vücudumun her yerine dolanıp beni aşağıya doğru çekeceğini söylediler. Ben bu konuda abartıyor olabileceklerini hatta şaka yaptıklarını düşünmüştüm.

 

Nihayet tekne adaya yaklaştı. Hazırlanıp adaya doğru yüzmeye başladım. Önde, Dan Simonelli kanosu ile yol gösteriyordu. Onu takip ederken deniz ormanlarının dalları vücuduma dolanmaya başlayınca, teknede söylenenlerin şaka olmadığını anlamış oldum. 

 

Adaya yanaşınca Dan Simonelli, elimi dokunacağım yeri fener tutarak gösterdi. Işığında etkisi ile parlayan kayalık çok keskin gözüküyordu. Elimi çok hafifçe dokunup tamam işaretini alınca yavaşça geriye dönüp kayaların arasından yüzmeye başladım. İlk yarım saat belki de geçirdiğim hastalık nedeni ile çok zor geldi. Bir türlü adapte olamıyordum. İlk saat sonrası, beslenme zamanı gelince

 

 arkamı dönüp baktığımda adadan çok uzaklaşamadığımı fark ettim. Hava aydınlanınca daha iyi olacak düşüncesiyle, kendimi motive edip kulaç atmaya devam ettim. Hava aydınlanması motivasyonumu arttırdı. Bu parkurda kritik hedef Gina petrol platformuydu, ancak onu göremiyordum. Bir beslenme sırasında teknede bulunan arkadaşım Gürkan'a niçin platformu göremediğimi sorunca, solumuzda kaldığını ve henüz görünmediği cevabını aldım. Yaklaşık 2 saat sonra nihayet Gina petrol platformu gözüktü. Başlangıçta bu beni motive etmesine rağmen, süreç içinde akıntı sebebiyle yaklaşmakta zorlandığımı fark ettim. Hatta bir ara, kanocum Dan Simonelli hiç kürek çekmiyor, tekne adeta duruyor ben tekne ile kano arasında kulaç atıyordum.

4. saat sonunda, beslenmede arkadaşım Gürkan, akıntının bizi sol tarafa doğru süreklediğini ve kaptanın da bu akıntıyı yenmek için beni, rotanın sağ tarafına doğru yüzdürdüğünü, Gina petrol kulesine geldiğimizde akıntının bizden yana olacağını söyledi. İşte bu sözler beni çok motive etti, kendi kendime, "Bastır Vural, Gina platformuna ulaşınca bu iş bitecek, çünkü sonrasında yaklaşık 7.5-8 km kalıyor ve akıntı bizden yana. sanki Meis-Kaş arası yüzüyor gibi olacaksın." dedim.

 

Bu arada yüzerken, altımda iki deniz aslanı yavrusunun bana eşlik ettiğini görmek beni çok mutlu etti. Sanki oyun oynamak istiyorlardı.

6. saatin sonunda Gina'ya geldik. Yüzlerce deniz aslanı kule altındaki demirlerine tırmanmış, sesler çıkarıp güneşleniyordu. Sanki bana "Hoş geldin Vural, kulaçlarına kuvvet haydi az kaldı." diye tezahürat yapıyorlardı. Bu duygu bana yeni bir güç kattı, gerçekten okyanus benden yana olmuştu. Daha kolay yüzüyor ve karaya gittikçe yaklaşıyordum. 7. Beslenme sırasında, Gürkan, bu beslenmenin son beslenme olduğunu karaya 1 km. kalana dek okyanusun bana yardım edeceğini, ancak sonrasında kıyı akıntısı sebebiyle bitirmek için daha güçlü yüzmem gerektiğini söyledi. Artık motivasyonum yüksek ve bitireceğime inancım tamdı. Sanırım karaya ayak basmaya 200-300 metre kala Gürkan arkadaşım Atatürk bayrağımızı bana vermek ve resimlerimizi çekmek için suya atladı. Karaya çıkarken sahilde bir bayanın beni alkışladığını gördüm, turist diye düşündüm ancak bana koşarak gelip sarılmak istediğinde diskalifiye olmak korkusuyla kadından kaçmaya başladım. (Çünkü, tekne korna çalmadan önce bana, karada birinin dokunması diskalifiye sebebi idi.) Meğer tekne korna çalmıştı ve bu bayan, beni karşılamaya gelen, buradaki geçişleri yüzlerce kez yaptırmış, efsane isim ünlü kaptan Down Brooks'tu. -))

Durum anlaşılınca, kaptan Down Brooks ile kucaklaştık. Fotoğraflar çektirdik. Bu da benim için unutamayacağım güzel bir anı oldu.

 

Yüzme ekibimiz süperdi, SBCSA Başkanı ve hakemimiz Peter Hayden, mükemmel kanocu ve open water sevdalısı Dan Simonelli, kaptanımız Brent ve tabii ki sevgili arkadaşlarım Gürkan Ali Gülyüz ve Aygül Birsen Gülyüz. Ekipteki herkese sonsuz teşekkür ediyorum. 🙏🙏🙏 Ayrıca, başta ailem ve Furkan Serbest Hocam, can arkadaşlarım Mehmet Erdoğan ve Başkan Tanju Karahan, Kabataş Erkek Liseliler Derneği ve BJK Kabataş Vakfı Özel Okulları Başkanı Hasan Anıl Cansızoğlu kardeşime, Kabataş Camiası’na ve beni destekleyen tüm dostlarıma teşekkür ederim. 🙏🙏🙏

 

Herkesin hayallerine ve hedeflerine kavuşması dileğiyle.

 

Sevgiler Saygılar

 

R. Vural Tandoğan