x

İstanbul Boğazı Akıntı İpuçları

İstanbul Boğazı'ndaki akıntıları, kaçınılması gereken güzergahları ve önemli dönüş noktalarına değineceğim.

Akıntılı sularda bunlara dikkat edilmemesi inanın 10- 15 dk fark ediyor. Bütün sene yaptığınız antrenmanlar kolaylıkla hayal kırıklığına dönüşebiliyor.
Bir kere suyun dinamiği gereği tepkilerini iyi bilmek gerekir. Konumuz boğazlar olunca ters akıntı ve düz / hızlı akıntı yerleri tespiti en önemli noktalar.

Kanlıca başlangıcı boğazın düz seyrettiği nokta. Ters akıntının pek fazla hissedilmediği nokta olmasına rağmen yine de boğazın ortalarına doğru seyir ana akıntının ortasına girmek demek olur fakat abartmamak gerekir. Uygun bir açıyla yaklaşık 45 dereceyle kıyıdan uzaklaşmak en doğrusu. Yaklaşık 300-400 mt sonra aşağıya doğru dönerek yüzülmeli. Bu durum Fatih Sultan Mehmet köprüsü altına kadar devam edebilir fakat bu noktadan sonra akıntıyı yakalama adına yapmamız gereken şey sağ yandaki Rumeli Hisarı'na yaklaşmak olmalıdır. Parkurun en can alıcı noktalarından birisi bu anda başlar. Bebek koyu yapısı itibarıyla ters akıntıların yaşandığı bir yer. Eğer Rumeli Hisarı'na yani Avrupa yakasına fazla yaklaşırsanız bir süre akıntıyla zaman kazanabilirsiniz fakat Bebek koyunda da zaman kaybedersiniz. Fakat fazla açıkta olmak ise Bebek koyu karşı burnundaki ters akıntıya girmek demek olur. En doğrusu orta yol izlemek. Bunun için bu noktaya yaklaşırken üşenmeyin 10 kulaçta bir yön tayini yapın. Deneyimlerim, en iyi rotanın orta akıntıyı kaçırmamak olduğu yönünde. Fakat bunda da bir garanti yok. Geçmiş yıllarda orta sudan iyi bir tempoyla giderken yaklaşık 50 mt sağımdan bir grup inanılmaz bir hızda geçip gitti. Yani akıntı her an her yerde değişiyor. Bizim yapmaya çalıştığımız, riskin en az olduğu, tahmin edilebilir noktalardan geçmek.

Galatasaray adasına yaklaşırken açıkta kalmaya gayret edin. Boğazın pisliği ve ters akıntıların yoğun yaşandığı noktadır. Kafanıza naylon torba geçebilir :)
Gelelim en önemli diğer noktaya. Artık Kuruçeşme'ye sağa doğru dönme noktasına geliyorsunuz. Kıyıya yaklaştıkça bir noktada çok keskin bir soğuk suya giriş yapacaksınız. Bu demektir ki, dipten gelen soğuk suyun yani ters akıntıların başladığı noktadasınız! Kıyıya doğru bu akıntı şiddetlenecektir. Eğer daha önce yani yarışın ortalarında kıyıya yaklaşıp soğuk suya maruz kaldıysanız hemen oradan uzaklaşın, ters akıntıya da maruz kalıyorsunuz demektir. Kuleli Askeri Lisesi hizalarında dönmeye başlamalısınız. Bu noktayı kaçırırsanız Kuruçeşme'yi geçip geriye yüzersiniz, bu her sene deneyimsiz yüzücülere olan çok can sıkıcı bir olaydır. Fakat üzülmeyin geçtiğiniz finiş noktasından kıyıya yaklaştıkça ters akıntı sizi finiş noktasına zaten götürecek. Kuruçeşme'de çok şiddetli ters akıntı vardır.  Galatasaray adasını geçtikten sonra sağda kalmışsanız ters akıntıya yakalanmışsınız demektir ki bu da kendi kalenize gol atmışsınız demektir. Geçmiş yıllarda kıyıya çok yakın gelmeye çalışan bir yüzücü finiş noktasına 100 mt kala yaklaşık 20 dk aynı yerde yüzmüş, sonunda kendisini botla toplamışlardı. Zaten Kuruçeşme'ye yanaşmak zorunda olduğunuza göre en doğru yerden yaklaşmak gerekir. Bunu, aşağıdan gelen oldukça soğuk olan suyla hissedersiniz. Tekrar ediyorum bu soğuk suyu yarışın önceki bölümlerinde hissetmişseniz yanlış yerdesiniz demektir.

Kuruçeşme'ye yaklaşırken açınız akıntıyla doğru orantılı olmalıdır. Yani yaklaştıkça, akıntının geldiği yöne, sola doğru dönülmeli. Bunu son 100- 150 mt kala çok yoğun hissedeceksiniz.

Akıntılı sularda yüzmek sonuç bakımından çok farklılıklar göstereceği için dünya şampiyonunu geçebilir, karpuzdan daha yavaş yüzebilirsiniz. Tavsiyem, hırs yapıp sonucu çok önemsemeyin, özellikle iki kıtanın muhteşem güzelliklerle buluştuğu İstanbul Boğazında. 90'lı yıllardan beri sayısız kere yüzdüğüm, 5 kez yaş grubu birincisi olduğum İstanbul Boğazı'nda çok sefer durup sırt üstü dönüp kollarımı açarak anın tadını çıkarmışımdır. 

Hepinize başarılar dilerim.

Turgut Esen