x

Türkiye'de Yüzmenin Gelişmesi

Bir sporun başarılı olmasının ilk kuralı geniş kitlelere yayılmasıdır

Türkiye, Akdeniz ülkeleri arasında en uzun kıyı şeritlerinden birine sahip şanslı ülkelerden. Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin toplamı 8592 kilometre. Kıyı şeridine sahip toplam 191 İlçe ve 28 İl var. Tabi bu durum yüzme sporunun gelişmiş olması için bir gereklilik değil, bir doğal avantaj. Denizde yüzmenin yazın çok kısa bir dönemde mümkün olduğu Kuzey Avrupa ülkeleri bile dünya çapında yüzücüler çıkarıyor. Bunu, ekonomilerindeki gelişmişlik, refah seviyesi ve en önemlisi yüzme kültürünün ülke çapında yayılmış olmasına bağlayabiliriz.

 

Türkiye Yüzme Federasyonu

Yüzme, yelken ve kürek ile birlikte Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakına bağlı 1932 yılında ilk Su Sporları Federasyonu’nda yer almış ve üç ayrı dalın birliği uzun yıllar devam etmiştir. Türkiye Yüzme Federasyonu ancak 1957 yılında yeni bir federasyon olarak kurulmuştur. Sorumluluk alanına yüzme, senkronize yüzme, atlama ve açık su ile ilgili tüm faaliyetler girmektedir. Türkiye Yüzme Federasyonu, Türkiye'de yüzme faaliyetlerini yürütmek, yüzmenin gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak, kararlar almak ve uygulamakla yetkili kurumdur.

 

Doğru spor politikaları

Belirlenen amaç, yetki ve sorumlulukla hareket etmesi beklenen bir federasyonun doğru projelerle yüzme sporunu yayması ve desteklemesi beklenir. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılında maalesef hiç kimse yüzme sporunun yurt sathına yayıldığını, sevildiğini, benimsendiğini söyleyemez. Başarılar, sadece tabandan gelen geniş katılım sebebiyle devamlılık arz edebilir. Tabana yayılmayan bir sporun başarılı olması beklenemez. Kulüp, antrenör ve sporcularımızın uzun yıllar büyük fedakarlıklarla yaptıkları çalışmalar sonucunda elde ettikleri başarıların devam edemediğini görüyoruz, çünkü bayrağı devralacak alttan gelen sporcu katılımı yeterli seviyenin çok altında. 80 milyonluk ülkemizdeki insan kaynağının doğru spor politikalarıyla yönlendirilmesi, desteklenmesi ve devam ettirilmesi gereklidir. Değişmeyen şartlarda farklı sonuçlar beklenemez.